“Gülme, kadın cinselliğinin gizli tarafıdır; fizikseldir, temelidir, tutkuludur, hayat vericidir ve bu yüzden uyarıcıdır. Genital uyarılma gibi bir hedefi olmayan bir cinsellik türüdür. Sadece o an için, bir sevincin cinselliğidir; özgürce uçan, yaşayıp ölen ve kendi enerjisiyle yeniden yaşayan hakiki ve şehevi bir sevgidir. Kutsaldır; çünkü fazlasıyla iyileştiricidir. Şehevidir; çünkü bedeni ve onun duygularını uyandırır. Cinseldir; çünkü heyecan vericidir ve haz dalgalarına neden olur. Tek boyutlu değildir; çünkü gülme insanın kendisi kadar başkalarıyla da paylaştığı bir şeydir. Bir kadının en vahşi güzelliğidir”

Kurtlarla Koşan Kadınlar – Clarissa P. Estés

Kimsenin keşfedemediği bir gizli tarafı önce kendi keşfetmelidir kadın. Gülmek işte. Gülmelidir ve bu saf, içten, benliğin merkezinden geleni kucaklayabilmelidir. Kimi zaman hayat hoyrat olur, keza insanlar da. Bırak gülümsemeni, serbest bırak, adına dahil tahammülü olmayabilir insanların. Kalplerden, duvarlardan silinebilir, muhtelif yerlerden. Hayatın ya da kişilerin nasıl davrandığından bağımsız, gülümsemesine sahip çıkabilmelidir, araya da serpiştirmelidir. Gülümsemek ağlamak kadar  gerçek eylemdir. Çok boyutludur, yerinde durmaz ve durdurulamaz. Gün gelir, değeri bilinmez aslında ama vahşi benliğin göbek adıdır. Gülümsemenin kıymeti bilinmeyebilir, aranmayabilir ya da var oluşu inkar edilebilir. Ne olursa olsun, adın sanın kaybolsa da, gülümsemen baki kalacaktır. Kendi zihninde ve başka zihinlerde. En önemlisi ise kendi ruhunda. Bir ruhun en ihtiyacı olan şeydir, gülümsemek.