Çünkü bu ülkede kadın olmak artık delilik.

Çünkü hepimiz deliyiz ve bu delilikle yaşamaya çalışıyoruz. Mememiz vajinamız falan var, ve baya korunmasızlar. Beynimiz ise örümcek ağlarından kaçınmaya kaçmaya, naif kalmaya çalışıyor. Çünkü namus iki bacak arası, çünkü namus babanızın malı çünkü namus bacağını ayıranın. Yaşın istersen on iki istersen otuz iki olsun. Fark etmiyor. Çocuk olmaya hakkın, yetişkin olarak da seçim hakkın da yok. Bir avuç kendini bilmez, evrimini tamamlamamış manyağın elindeyiz çünkü. Maymun bile olamamışlar, evrimden kaçmışlar mahallemizde komşu olmuşlar. Camdan çıkıp bağırasım, üzerimdekileri çıkarıp çırılçıplak sokakta koşasım var. Ancak onu yapsam rahatlarım belki. Ben insanım diye.

Dünyanın birçok ülkesinde insan bedeninin sadece cinsel obje olarak görülüğünün farkındayız. Bunu normalleştirmekten bir an sakınsak aslında bir adım ileriye gitmiş olur muyuz diye düşünüyorum. Bir çocuğun bir tecavüzden kaynaklı travmasını aşması çok uzun zaman alacağı aşikar ama tecavüzcüsüyle evlendirilmesi? Peki o nasıl yeni bir travmaya yol açacak?

Ya dört bini aşkın tecavüzcünün serbest bırakılması? Tanrı’ya olan inançsızlığım hiç hayatımda  bu kadar güçlü olmamıştı.

Evimiden çıkamayacağız sevgili kadınlar.

Evimizden çıkamayacağız….