Hayat elini kolunu tutarsa da kafanı bacağını hareket ettirmek senin elinde. Nasılsa kar yağacak, yağmur sel olacak ve kavurucu güneş tenini kahve çekirdeği haline getirecekse, yağmurluk  giymek, kar botlarını çekmek ya da güneş kremini sürmek de senin elinde. Varsın olsun, gelsin gelemesin, ama edemesin. Edinmesin. Edinemesin hayat.

Bak, bakma, sev sevme, ya da tut tutma şu elleri. Yeter ki hayat alsın götürsün, olanlarla olmayanları ayrıştırsın ve edinmeden var etsin. İnsan bu, Hayatın köşesinde bucağında küçülür büyür ve genişler. Genişleyerek devam eder. Bilemezsin hava nasıl olursa olsun, devamdır hayatın ışığı.

Verirsin veremezsin, söylersin söyleyemezsin, şeffaflaşırsın, her pahasına karşın. Nedir insan olmak? Bilinmez mi ya da en iyi bilinendir de edinmediğin midir? Olsun, olmasın, sana dair ne varsa hayat getirsin işte, önüne, sağına soluna belki de arkana. Sen ben biz demeden, başını eğmeden, ufak bir tebessümle, hafif nemlenen gözlerle, hayatın gölgesine aldırmadan, devamdır. Devamdır. Senin elinde.

Lara Di Lara – Buluşmuşuz Aslında