Hatalarıyla günahlarıyla sevaplarıyla kucaklama vakti geldi. Sevgili ben, bu zamana kadar ne olursa olsun, sensin yanımda kalan, yanıbaşımda kalan. Sana ne haksızlık, ne hadsizlik ne de sevgisizlik yapmaya hakkım var. Sen ki ne yalnız kalmaya ne de sevgisizliğe mahkumsun. Ne de yargılarla çevrili bir duvarda yaşamak zorundasın. Sen özgürsün, ve sen sen olalı hep özgür olmak istedin. İşte, şimdi, şu anda, şu vakitte kendini özgürleştirme vaktin. Bazen kabullenmektir en güzeli. Bazen kendini kabul etmektir. Daha fazla ne kendinden ne de herkesten utanıp sıkılarak özür dilemektir. Sakin olmaktır, ve beklentilerinin farkına varıp, kartlarını açık oynamaktır. Kendine dair sevgini bir an olsun unutmamaktır çünkü ancak o zaman ebedi sevgiyi yaşayabilirsin.

Kendini keşfetmektir belki zaman. Zaman belki de yalnızlık vaktidir, ve kabullenmektir. Yalnızlığı kucaklamaktır. Tıpkı daha önceleri yapabildiğin gibi. Belki bu sefer daha da iyisini yaparsın. Belki bu sefer kendini o kadar seversin ki, affedersin. Önce kendini affedersin, önce kendine “olsun, sen de insansın” dersin. Kendini suçlamaktan vazgeçersin. Belki de hiçbir şey “ya öyle yapsaydım” diyerek geçmeyecektir. Belki de yapsan da farketmeyecektir. Belki de ilüzyondur hepsi, hepsi senin büyümen içindir. Aktörler vardır belki içinde, belki de göremiyorsundur.

Dilenecek özürün kalmadığı zamanlarda, durmaktır, koluna bir öpücük kondurmaktır. Kimsenin öpmesini beklememektir. Kendini öpüp koklamaktır zaman, zaman kendini sevme vaktidir. Kabullenip, evrilmektir.

Kalben – Sakin Ol Evladım