Hiç istemiyorum. Bir şeylere sebep olmak, neden olmak, odak noktası olmak. Hiç istemiyorum ki bilesin, bu zamana kadar yoluna girmemiş her şeyin sorumlusu olmak. Hiç istemiyorum mutsuzluk sebebi olmak, mutsuz etmek, huzursuz etmek. Hiç istemiyorum, bu ara hiç insan da istemiyorum.

Anlattığım tek kişi kendim. Kendimle konuşuyorum, kendimle dertleşiyorum. Kendime sığınıyorum. Kendimi seviyorum yeniden çünkü biliyorum beni tek bırakmayan kişi kendim. Benim bugünlere kadar gelen. Bugünlere benzer günlerde de hep beni bataktan çıkaran gene ben kendim. Başkası değil.

Şimdi, dimdik ne istediğimden bahsederken elinle hafif durdurmanı anlıyorum. Anlayabiliyorum, hak veriyorum ama bu durumu sevmiyorum. Anlamakla sevmek farklı kavramlar. Bazen anlayamazsın onu ama seversin bazen de sevmezsin anlarsın. Ben bu durumu anlıyorum ama bu durumdan hoşlanmıyorum.

“Okuyorum bloğunu” dedin bana. 8 aydır herhalde bu lafı duymayı bekledim. Okumanı yorum yapmanı bekledim, o motivasyonla yazmayı, yazdıklarımı yayınlamayı istedim. Nedense destek bekledim senden, göremediğim destek beni demotive etti. Uzaklaştırdı ama aslında sen değil, ben kendimi uzaklaştırdım. Kendi kendime o destek olmada yazabilmeliydim, sadece takdir bekledim belki de. Bir şeyi de iyi yaptığımı söylemeni istemişim…

Şimdi tekrar kağıdı kalemi aldım elime, alıştırmalar bunlar. Bunlar gelecekteki hikayeler için küçük ısınma hareketleri.

Belki ileride top oynarız diye🙂

Coldplay – Oceans