Babam nasılsın dedi. Sesin iyi gelmiyor dedi. İyi dedim babacığım. İyiyim dedim. Depresyonda mısın dedi, girip girip çıkıyorum dedim, ben de dedi. Şakalaştık, güldük. Ülkenin halinden, işten güçten bahsettik. 4 yaşımda beni uçak yaptığı gibi uçak yapmasını istedim, diledim bir an. Naif bir istekti.

Babamla yaptığın en samimi diyaloglardan biriydi. Samimiyetsizlik aramak ise samimiyetsizliğin ta kendisiydi. Ses çıkarmadım, bazen hayatta her şeye tepki vermemek gerekir. Sessizlik de bir tepkidir. Tıpkı hep bu durumlarda sakin kalışım gibi. Sakin olamıyorum, sakin olamıyorum derken gene kendimi sonsuz bir sakinliğin içinde bulduğum noktalardan birine hoş geldim. Duruyorum. Hayattaki sonsuz acımazlıklara karşı durmak lazım bazen. Sokaktan geçenin öfkesine, su arayan köpeğe, bacaklarına dolanan kediye bir bakmak lazım.

Uzun uzun bakmak istiyorum kalbime. Bir arkadaşım “Cebren ve hile ile içimdeki bütün kaleler zaptedildi, bütün tersanelere girildi, bütün ordular dağıtıldı ve kalbimin her köşesi” demiş.

Zaptedilen her köşeye, ben buradayım demek istiyorum.

Hayat kısa,

Kuşlar uçsun ya da uçmasın.

Thank goodness for the good souls
That make life better

Starsailor – Good Souls