Hep saklamaya çalıştığın şeyler bir bir gün yüzüne çıkar, sen çok fazla istemesen de. Maalesef hayatta en acı şeydir, kalbin göğsünden çıkarcasına atarken birinin bir tane göğsüne vurup kalbini durdurması. Sonra Afrika’daki aç çocukları düşünüp, üstüne şiddete uğrayan tonla kadın var deyip duran kalbini umursamadan, cebinde kalan son parayla bir tatil planı yaparsın. En kötüsüdür, kalbinin göğsünden çıkarcasına atarken durdurulması.

Daha kötüsü var mıdır bilinmez. Muhtemelen vardır, ama sen görmezsin. Sonra o kelime düşer aklına.  Soru işareti de takılır onun kuyruğuna. Cevap da bulamazsın.

Ya da bulursun ama kabul etmek istemezsin ne kadar boktan şeylere kalbinin attığını, durduğunu, attığını, durduğunu.

11749525_10152897800586697_1175078382_n

Yazamadığın günler gelir aklına, yemek yemediğin hatta yiyemediğin. Uyuyamadığın. İnsanım daha ben diye kendini teselli ettiğin. Tarihler, anlar, uçuşur. Sonra nasıl evini toparladığın aklına gelir. O çarşafları atarsın. Çöpe. Kendini de, kalbini de.

Sonra toparlanırsın. Aradan seneler geçer. Pek bir şey koymaz artık. Olan olmuştur ya. Tek koyan şey, kaybettiğin andır. Yemediğin dondurmadır. İçmediğin biradır.