Mutluluğuma sıktığın limon sularından o kadar bıkkınlık duydum ki, her bir yanımı ateşler basıyor, basıyor basıp terkediyor. Ve maydonoz olduğun zamanların da cabası yanında. Aptalca kurguladığın, aptal oyunun ve sen. Birbirinize ne kadar yakışıyorsunuz. Senden hiç mi hiç hazetmiyorum ve senin gibilerden. O yüzden senden değil, onlardan değil, sevdiğim şeylerden bahsetme hevesindeyim.

Güneş gibi, su gibi, gökyüzü gibi, ağaca can veren toprak gibi. Bana güç veren gözyaşım gibi. Şimdi keyfimin kahyası, saçlarımı esip delen rüzgarın sevgilisi olmaya hazırım.

Sebepsiz yere kıkırdamalarımı geri alma zamanı. Kaybedip geri kazanınca gerçekten kazanmış oluyor muyuz ki?